Hamile kaldığımda birçok şeyi anlamamıştım. İçimde bir insan büyütmenin çok keyifli bir yanı vardı. Ta ki zorlu bir hamilelik serüveni ile tanışana kadar ama geçti gitti bitti ve yine de çok keyifliydi. Ben bebeğimi tek başıma büyütmeyi tercih eden bir anne oldum. Bebeğimi kollarımda kendi sıcaklığımda ona sarılarak, koynumda uyutarak büyütmenin daha iyi olacağını düşündüm. Ta ki o meşhur lohusa ile tanışana kadar… Bilmiyordum ki beni yerden yere vuracağını, benden beni 10 kez 1000 kez alacağını. Bebeğimin her bakışında yaşadığım bütün her şeyi unutacağımı yaşayarak öğrendim. Kucağıma almış ve koca 10 ayı devirmiştik birlikte. Ben ki bu 10 aylık sürecin son 2 ayında çalışan anne olmuştum. Asıl zor olan bu oluyordu. Sabahları saatimi 05.00’a kurup bebeğimi 06.00’da uyandırıp 1 saat emziriyordum ki bağımız hiç kopmasın. Sonra biraz oynayıp onu en güvenli ellere annemin kollarına bırakıyordum. İlk günler iş yerinde tuvalete çıkıp çok ağlamışlığım vardır. İnsanların “aman ilk sanki sen annesin amma abartıyorsun” deyişleri ile gözleri bir kez daha doluyor, anlamazsınız siz deyip geçiyordum. Hatta bu lohusa denilen şeyin hiç geçmeyeceğine o kadar emindim ki duygularım gittikçe üst üste biniyordu. Bir yandan canım bebeğim ile birlikte olmak istiyordum bir yandan da hayatımın bir şekilde kendime olan kısmının da değerli olduğuna kendimi alıştırıyordum. Günler zor fakat hızlı geçmekteydi. Akşamları iple çekiyordum ah akşam olsa da o ensesini koklasam, doya doya onla oyunlar oynasam koynuma alsam. Oluyordu akşamlar fakat gündüz o geçmek bilmeyen saatler akşam oldu mu hemen bitiveriyordu. Eşimin işi gereği (fazla mesai) ben kızımla 1 sene boyunca hep yalnız kaldım. Zorlandım. Bazen destek duyarsınız annenize ya da kardeşinize değil; sevgilinizin sesine, onun bir bakışına ihtiyaç duyarsınız.

Ece

Biz bebeğim ile en ihtiyaç duyduğumuz zamanlarda hep birbirimize baktık. Sabahları doydum sevgilime, sabahları doydu bebeğim babasına. Aslında baba da bir dönem geçiriyor. Bunun adı da konmalı bence. Onun yaşadığı büyük zorluklar da var. Hayat ile mücadele etmek çok zor. Kendime iyi bakmalıydım ki bebeğime verimli olmalıydım. Dik durmalıydım sağlam olmalıydım ki bebeğimin gözünde hep gülen anne olarak kalmalıydım. Yapıyordum da başarabiliyorsam tabi. Gelgitler ile dolu 10 ayı devirirken iş yerinde en stresli günüm 10 Haziran 2015 olmuştu. Bebeğimin tam 10.ayı sabahı ben evden çıktıktan sonra annem göndermişti fotoğrafını ve telefonumun ekranını öperken buldum kendimi. Bir anda beynimde çakan şimşekler ile duygularım delik deşik “Ne yapıyorum burada?” soruları ile beynim karman çorman olmuştu. Kararım çok basitti sakin bir iş bulup kızıma daha çok vakit ayırmalıydım. Çok şanslıydım ki dünya iyisi insanlarla tanışıp süper bir iş yapıyorum şuanda. Yani kızıma daha fazla zaman ayırıyor duygularımı daha güzel yaşıyorum. Demem o ki ben bebeğimi kucağıma aldığımda hayat yüklemenin 1.bölümü tamamlandı ve her adım attığımız yolda sürekli güncellemeler kendinden yükleniyor. Bebeğim her yeni ayına girdikçe bende onla birlikte giriyorum. Her ay çok önemlidir fakat 10.ay dönüm noktasıdır. Her büyümeye adım attığı günler geçtikçe ben onla büyüdüm ve yetiştim. Şimdi daha nice güzel günler görmeye kollarımda bebeğimle.

Onay Kodu: L.TR.MKT.CH.12.2016.1878